ForumCSDark

ID: 120495 Kategori: League of Legends Konu Sahibi: BeyDesigN 1 Yorum 28 Okunma
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Annie - Hikayesi
ChromaX Theme
Grafik Ekibi
Grafik Ekibi
586
konular
2,262
mesajlar
24 Eyl 2018
Kayıt Tarihi
511
Forum Puanı
Seviye: 41 [Level]
Toplam Puan: 22,634
Rütbe 102 / 1020
91% kaldı

Rütbe
Aktiviteler 924 / 22634
97% kaldı

Aktiviteler
Deneyim 81
19% kaldı

Deneyim
#1
16-03-2020, Saat: 03:48
Marcin'in en iyi yaptığı şey kendi işine bakmaktı.
Karşısındaki insanların gürültüleri, bardakların takırtılarıyla ve çalkalanan içki sesleriyle karışıyordu. Ara sıra birileri bağırarak içki sipariş ediyordu ve sikkeleri bar tezgâhına koyar koymaz, hazırda bekleyen ellerine bir bardak kayıyordu. Marcin hızlıca ve sessizce çalıştığı için kolayca fark edilmiyor ve bu sayede belaya bulaşmıyordu.
Ama bela her yerdeydi.
Ve çok farklı biçimlerde ortaya çıkabiliyordu. Bazen sinirli, kavgacı bir tip oluyordu. Bazen pelerinlere bürünmüş siluetler arasındaki bir alışveriş, birinin boğazına hançer saplanmasıyla sonuçlanıyordu. Bazense tavernanın ağır kapısı açılıyor ve içeri hiç beklenmedik şekilde küçük bir kız giriyordu.
Marcin, seke seke ve kendi kendine mırıldanarak tezgâha doğru ilerleyen kızı izledi. Tavernanın kapısı kızın arkasından sertçe kapandı. Dışarıdaki kış soğuğu odaya doldu. Kapının çıkardığı güm sesi, kızı daha önceden fark etmeyen şaşkın gözleri de onun üzerine çekti.
Küçük kız bir tabureye oturdu. Tezgâha zar zor yetişiyordu. Marcin çocuğu süzdü. Parlak kızıl saçları vardı. Elinde yırtık pırtık bir oyuncak tutuyordu ve sırtında yıpranmış bir çanta asılıydı. Marcin'i en çok şaşırtan şeyse dışarıdaki buz gibi havaya karşın giydiği eski püskü, kısa kollu elbiseydi.
“Ne istersin?” diye sordu Marcin.
Kız taburenin üstünde ayağa kalkıp oyuncağını tezgâha koydu. Rafların üzerinde duran şişelere bakıyordu. Marcin oyuncağın bir pelüş ayı olduğunu gördü. Uzun zaman önce özenle dikilmiş ve o zamandan beri başından epey iş geçmişti. Uzuvlarındaki dikişler, yıllar boyunca çektikleri yüzünden gevşeyip görünür olmuştu. Düğmeden yapılmış gözlerinden biriyse kim bilir ne ara düşmüştü?
“Bir bardak süt alabilir miyim lütfen?”
Marcin şaşırdı ama bir şey söylemedi. Seramik sürahiyi almak için tezgâhın öbür ucuna gitti.
Kalın bir ses, “Senin bu saatte tek başına ne işin var dışarıda?” diye sordu.
Marcin iç geçirdi. Bela belayı çekerdi hep. Sürahiyi raftan indirip tezgâhtan yana bir bakış attı. İri bir adam kızın başına dikilmiş, tek sağlam gözüyle onu inceliyordu. Kız, adamla karşılaştırılınca kocaman bir dağın eteklerindeki küçük bir çakıl taşı gibi görünüyordu. İri adamın kaslı vücudu yara izleriyle kaplıydı. Kemerindeki halatlardan, zincirlerden, kancalardan ve sırtında taşıdığı kocaman kılıçtan adamın bir ödül avcısı olduğu belliydi.
Kız kafasını kaldırıp adamın yüzüne baktı ve gülümsedi. “Tek başıma değilim ki. Yanımda Tibbers var. Değil mi Tibbers'çığım?” Sevinçle ayısını havaya kaldırdı.
Ödül avcısı kahkaha attı. “Annenle baban seni özlemiştir.”
Kız ellerini indirdi ve hüzünle yere bakmaya başladı. “Hiç sanmıyorum.”
“Yok canım, bence özlemişlerdir. Kızlarını sağ salim eve getirene bayağı bir para öderler kesin.” Marcin ödül avcısının kafasının içinde altınların şıngırdadığını duyabiliyordu. Adam alacağı parayı hesaplamaya başlamıştı bile.
“Ödeyemezler çünkü öldüler.” Kız tabureye geri oturdu ve üzgün üzgün ayının düğmeden yapılmış gözüne bakmaya başladı.
Ödül avcısı tam konuşmaya başlayacakken Marcin kupayı sertçe tezgâha koydu.
“Al bakalım sütünü.”
Kız yüzünü Marcin'e çevirip gülümsedi. Artık üzgün görünmüyordu.
“Teşekkürler amca!”
Ayısını masaya koyup elini sırt çantasına götürdü. Marcin beklemeye koyuldu. Kız ne kadar para verirse versin kabul edecekti.
Kız büyük bir para kesesini şangırdata şangırdata tezgâhın üzerine koyunca Marcin'in ağzı açık kaldı.
Tezgâha birkaç altın sikke düştü, biri kenara doğru yuvarlanmaya başladı. Marcin hızla yuvarlanan parayı parmağıyla yakaladı. Yavaşça eline alıp inceledi. Ağırlığı ve dokusundan gerçek bir Noxus parası olduğu belliydi.
Küçük kız kıkırdayarak, “Özür!” dedi.
Marcin yutkundu, ağzı bir anda kurudu. Paraları ve keseyi kimse görmeden kızın çantasına koymak için hamle yaptı.
Ödül avcısı, “Küçük bir kız için ne kadar da büyük bir kese,” diye homurdandı. Sesi gereğinden yüksek çıkıyordu.
Kız, “Tibbers buldu onu,” diye cevap verdi.
Adam küçümseyici bir kahkaha attı. “Demek öyle?”
“Bizi yolda durduran adamın üzerindeydi. Çok kötü biriydi.” Kız sütünü yudumladı ve dikkatini ayısına verdi.
“Yazık olmuş…” diyen ödül avcısı tabureye yaklaştı ve elini keseye doğru götürdü.
Kız kafasını kaldırıp iri adama baktı. Yüzüne muzır bir gülümseme vardı.
“Tibbers adamı yedi.”
Bir süreliğine zaman durdu sanki. Sonra ödül avcısının kahkahası odayı çınlattı.
“Kesin öyledir,” dedi bağıra bağıra. Koca eliyle oyuncağın kafasını tutup kızın elinden aldı. “Büyük, korkunç canavar bu demek.”
Küçük kız, “Tibbers'ı bırak!” diye haykırdı. Bir yandan da ayıcığını geri almaya çalışıyordu. “Çekiştirilmekten hoşlanmaz.” Ödül avcısının kahkahaları gitgide yükseliyordu.
Marcin sikkeyi cebine atıp döndü, fark edilmeden arka tarafa geçti. Kıza yardım etmek isterdi fakat bu kadar uzun süredir hayatta kalabilmesinin sebebi beladan uzak durmasıydı.
Ama kızın sesini duyunca donakaldı.
“Tibbers'ı. Bırak. Dedim.”
Hırıltılı ve öfkeli bir sesle söylenen bu kelimeler tavernanın uğultusunu bıçak gibi kesmişti. Marcin vicdanına yenik düştü, arkasını dönüp kıza baktı. Kız tezgâhın üzerine çıkmış, ödül avcısının gözlerinin içine hiddetle bakıyordu.
Sonra bir anda bir kargaşa koptu.
Kızdan aniden parlak bir ışık ve bir ısı dalgası yayıldı. Marcin kollarını kaldırarak kendini korumaya çalıştı ama artık çok geçti. Acı içinde haykırdı. Geriye doğru sendeleyerek arkasındaki raflara çarptı. Tezgâhın arkasına eğilip saklanırken yukarıdan birkaç şişe sağına soluna düşüp paramparça oldu. Marcin tereddüt ettiği için kendine sövüyordu. Adamların çığlıkları ve kırılan tahtaların çatırtıları arasında yükselen alev gitgide büyüyordu. Hırıltılı, gerçek olması mümkün olmayan bir ses tavernayı inletti. Marcin korkudan tir tir titriyordu. Gözleri hâlâ tam olarak görmeyen tavernacı, mutfağa açılan kapılara doğru gittiğini umarak yavaş yavaş emeklemeye başladı. Etrafındaki çığlıkların şiddeti artıyordu. Sonra hepsi, tüyleri diken diken eden bir çatırtıyla son buldu.
Marcin beladan uzak durma prensibini o gün ikinci kez göz ardı ederek tezgâhın kenarından korku dolu gözlerle baktı.
Odada dev gibi bir canavar dikilmişti. Gölgesi ateşin ışığıyla duvara yansıyordu. Uzuvları gövdesine, iplikle dikilmişe benzeyen kalın tendonlarla bağlanmıştı. Marcin dikkatlice bakınca canavarın kendisinin yandığını anladı. Aç alevler deve zarar vermeden kürkünde dans ediyordu. Ödül avcısının gevşek, kanlar içindeki vücudunu pençeleriyle kafasından tutup kaldırmıştı. Adam dev pençelerin arasında cansız bir bez bebek gibi duruyordu.
Küçük kız canavarın önündeydi. Etrafı alevlerle çevrilmişti.
“Haklıymışsın Tibbers,” dedi küçük kız. “O da çekiştirilmekten hoşlanmıyormuş.”
Marcin dehşet içinde odaya baktı. Tavernadaki bütün sandalyelerle masalar ters dönmüş ve tutuşmuştu. Alevlerden çıkan kara dumanlar tavana doğru yükseliyordu. Kan ve yanık et kokusu alan Marcin öksürüğünü bastırdı. Midesi kalkmıştı.
Dev canavar arkasını dönüp gözlerini ona dikti.
Marcin'in dudaklarından bir inilti kaçtı. Ayının gözlerinde parlayan sonsuzluğun içinde kaybolmaya başlamıştı. Sonunun geldiğinden emin olarak yutkundu.
Çatırdayan alevlerin arasından gelen bir kahkaha odada yankılandı.
Canavarın arkasından kafasını çıkaran küçük kız, “Merak etme,” dedi. “Tibbers seni sevdi.”
Marcin olduğu yere mıhlanmıştı. Tavernadan sek sek sekerek çıkıp giden kızın ve onu takip eden dev canavarın arkasından bakakaldı. Canavarın ağır kapıyı tek bir pençe darbesiyle yere indirmesini izledi. Kız arkasını döndü ve tatlı tatlı gülümseyerek tavernacıya baktı.
“Süt için teşekkür ederim amca.”
Taverna çökerken minik kız çoktan karlı gecenin karanlığına karışmıştı bile.
Annie - Hikayesi
ChromaX Theme
Forum Üyesi
Forum Üyesi
*
1
konular
109
mesajlar
1 Şub 2020
Kayıt Tarihi
5
Forum Puanı
Seviye: 9 [Level]
Toplam Puan: 198
Rütbe 21 / 217
92% kaldı

Rütbe
Aktiviteler 38 / 198
82% kaldı

Aktiviteler
Deneyim 70
30% kaldı

Deneyim
#2
16-03-2020, Saat: 12:29
Çok Güzel Olmuş jsxjsj.sxjKalp


Anahtar Kelimeler

Annie - Hikayesi, Annie - Hikayesi indir, Annie - Hikayesi Videosu, Annie - Hikayesi online izle, Annie - Hikayesi Bedava indir, Annie - Hikayesi Yükle, Annie - Hikayesi Hakkında, Annie - Hikayesi nedir, Annie - Hikayesi Free indir, Annie - Hikayesi oyunu, Annie - Hikayesi download


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Zed - Shen Hikayesi Yavuz Yılmaz 0 27 21-03-2020, Saat: 15:39
Son Mesaj: Yavuz Yılmaz
  Pantheon - Hikayesi BeyDesigN 1 25 16-03-2020, Saat: 12:30
Son Mesaj: -KabusBeY
  Aatrox - Hikayesi BeyDesigN 0 27 16-03-2020, Saat: 03:56
Son Mesaj: BeyDesigN
  Ahri - Hikayesi BeyDesigN 0 23 16-03-2020, Saat: 03:54
Son Mesaj: BeyDesigN
  Akali - Hikayesi BeyDesigN 0 25 16-03-2020, Saat: 03:53
Son Mesaj: BeyDesigN
  Amumu - Hikayesi BeyDesigN 0 28 16-03-2020, Saat: 03:50
Son Mesaj: BeyDesigN
  Annie - Yaşam Öyküsü BeyDesigN 0 20 16-03-2020, Saat: 03:48
Son Mesaj: BeyDesigN

Foruma Git:

Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

ForumCSDark